Yasin Suresi

Ana sayfa » » Gaşiye Suresi

Gaşiye Suresi

Gaşiye Suresi, Mekke döneminde inmiştir. 26 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Gâşiye”kelimesinden almıştır. Ğâşiye, kaplayıp bürüyen demektir.

Gaşiye Suresi Arapça Oku

Gaşiye Suresi Arapça oku.

Gaşiye Suresi Arapça 1. Sayfa

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ١وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ٢عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ٣تَصْلٰى نَاراً حَامِيَةًۙ٤تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ٥لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ٦لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ٧وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ٨لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ٩ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ١٠لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ١١

Gaşiye Suresi Arapça 2. Sayfa

ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ١٢ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ١٣وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ١٤وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ١٥وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ١٦اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠١٧وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠١٨وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠١٩وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠٢٠فَذَكِّرْ اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ٢١لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ٢٢اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ٢٣فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ٢٤اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ٢٥ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ٢٦

Gaşiye Suresi Arapça Dinle

Gaşiye Suresi Arapça Dinle, Gaşiye Suresi’ni Abdulbaset Abdussamed’den Arapça dinle.

Gaşiye Suresi Türkçe Oku

Gaşiye Suresi Türkçe oku.

    Gaşiye Suresi Türkçe 1. Sayfa

    Bismillahir rahmanir rahim.

  1. Hel etake hadisul gaşiyeh.
  2. Vucuhun yevmeizin haşiah.
  3. Amiletun nasıbeh.
  4. Tesla naren hamiyeh.
  5. Tuska min aynin aniyeh.
  6. Leyse lehum taamun illa min dari’.
  7. La yusminu ve la yugni min cu’.
  8. Vucuhun yevmeizin naımeh.
  9. Li sa’yiha radiyeh.
  10. Fi cennetin aliyeh.
  11. La tesmeu fiha lagıyeh.
  12. Gaşiye Suresi Türkçe 2. Sayfa

  13. Fiha aynun cariyeh.
  14. Fiha sururun merfuah.
  15. Ve ekvabun mevduah.
  16. Ve nemarıku masfufeh.
  17. Ve zerabiyyu mebsuseh.
  18. E fe la yanzurune ilel ibili keyfe hulikat.
  19. Ve iles semai keyfe rufiat.
  20. Ve ilel cibali keyfe nusıbet.
  21. Ve ilel ardı keyfe sutıhat.
  22. Fezekkir innema ente muzekkir.
  23. Leste aleyhim bi musaytır.
  24. İlla men tevella ve kefer.
  25. Fe yuazzibuhullahul azabel ekber.
  26. İnne ileyna iyabehum.
  27. Summe inne aleyna hisabehum.

Gaşiye Suresi Türkçe Meali Oku

Gaşiye Suresi Türkçe Meali oku.

    Gaşiye Suresi Türkçe Meali 1. Sayfa

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

  1. Geldi mi sana o Ğaşiye (her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi?
  2. O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür.
  3. Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.
  4. Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.
  5. Kızgın bir kaynaktan sulanırlar.
  6. Dari’ adındaki bitkiden başka yiyecekleri yoktur.
  7. Ne besler, ne açlıktan kurtarır.
  8. Kimi yüzler de mesuttur o gün.
  9. Yaptıklarından hoşnut.
  10. Yüksek bir cennette.
  11. Orada boş bir söz işitmezler.
  12. Gaşiye Suresi Türkçe Meali 2. Sayfa

  13. Orada akan bir kaynak,
  14. yüksek kanepeler,
  15. konulmuş küpler,
  16. dizilmiş koltuklar, yastıklar,
  17. serilmiş nefis döşemeler vardır.
  18. Hala bakmazlar mı o deveye ki, nasıl yaratılmış?
  19. Göğe ki, nasıl kaldırılmış?
  20. Dağlara ki, nasıl dikilmişler?
  21. Yere ki, nasıl yayılmış?
  22. Haydi öğüt ver, sen şimdi yalnızca bir öğütçüsün!
  23. Onların üzerinde bir zorba değilsin!
  24. Ancak tersine giden ve inkar eden başka.
  25. Allah, onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.
  26. Onlar, mutlaka döne dolaşa Bize geleceklerdir.
  27. Sonra da mutlaka Bize hesap vereceklerdir.

Gaşiye Suresi Türkçe Meali Dinle

Gaşiye Suresi Türkçe Meali Dinle, Gaşiye Suresi Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN’in Türkçe Mealini, Ahmet DENİZ’den dinle.

Gaşiye Suresi Konusu

Gaşiye Suresi konusu, Sûrede cehennemliklerle cennetliklerin âhiretteki durumları tasvir edilmekte, Allah’ın varlığına dair deliller sıralanmakta, tebliğ yöntemi öğretilmektedir.

Gaşiye Suresi Nuzül

Mushaftaki sıralamada seksen sekizinci, iniş sırasına göre altmış sekizinci sûredir. Zâriyât sûresinden sonra, Kehf sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Gaşiye Suresi Fazileti

Gaşiye Suresi fazileti,

Gaşiye Suresi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Gaşiye Suresi Kuran’da kaçıncı sayfadadır?

Gaşiye Suresi, Kuran’da 591. sayfada başlar, 592. sayfada biter.

Gaşiye Suresi kaç ayettir?

Gaşiye Suresi, 26 ayetten oluşur.

Gaşiye Suresi hangi cüzde yer alır?

Gaşiye Suresi, Kuran’da 30. cüzde yer alır.

Gaşiye Suresi kaç sayfadır?

Gaşiye Suresi, Kuran’da toplam 2 sayfa içinde yer alır.

Gaşiye Suresi Tefsiri

Kur’an Yolu Tefsiri kitabından Gaşiye Suresi Tefsiri.

Gaşiye Suresi 1-7. Ayet Tefsiri

Kıyamet, dehşetiyle her şeyi kuşatıp sardığı için istiare yoluyla ona “kaplayan, bürüyen” anlamında gāşiye denmiştir (Zemahşerî, IV, 246). İbrâhim sûresinin 50. âyeti dikkate alınarak gāşiye kelimesinin “ateş” anlamına geldiği de söylenmiştir (Şevkânî, V, 499).Müfessirler 2 ve 3. âyetlerde, zillet kaplayacağı ve yorgun bitkin düşeceği bildirilen “yüzler”le inkârcıların kastedildiğini söylemişlerdir. Onlar dünya hayatında büyüklük taslayıp inkâr bataklığına saplandıkları, müminleri küçümsedikleri, peygamberin davetini kabul etmeyi ve müminlerle eşit konumda bulunmayı kendilerine yediremedikleri için kıyamet gününde yüzlerini korku bürüyeceği; çektikleri sıkıntı ve cezadan dolayı bitkin bir halde bulunacakları ifade edilmektedir. 4. âyet inkârcıların gireceği cehennemin son derece sıcak ve kızgın olduğunu, 5. âyet ise orada kendilerine serinletici içecek yerine aşırı derecede sıcak sıvılar verileceğini bildirmektedir. 6-7. âyetlerde inkârcılara verilecek yiyeceğin kuru dikenden ibaret olacağı, ihtiyacı karşılamayıp çektikleri elem ve ıstırabın artmasından başka bir şeye yaramayacağı haber verilmektedir. Cehennemliklerin yiyecek ve içecekleri burada anlatılanlardan ibaret değildir. Meselâ Sâffât sûresinin 62, 67. âyetlerinde yiyecek olarak “zakkum ağacı”ndan, içecek olarak kaynar su karışımı bir sıvıdan; Muhammed sûresinin 15. âyetinde bağırsakları parçalayıcı bir içecekten, Hâkka sûresinin 36. âyetinde cehennemde yananların bedenlerinden akan sıvıdan söz edilmiştir. Bu örneklerde de görüldüğü üzere Kur’an’da, genellikle insanlarda belirli bir çağrışım yapması ve sonuçta bir korku ve kaygı uyandırıp günahlardan uzaklaşmaya teşvik etmesi için cehennem ve oradaki şartlar dünya hayatında korku, acı, nefret, tiksinti vb. duygular veren bazı olaylar, durumlar, maddeler için kullanılan kelimelerle, isimlerle anılmış, bu yönde tasvirler yapılmıştır. Ancak yeri geldikçe ifade edildiği gibi (meselâ bk. Mutaffifîn 83/22-28) âhiret hayatı gayb âleminden olduğu için orayla ilgili tasvirlerden mutlaka kelime ve sözlerin ifade ettiği dış mânayı anlamak ve böylece oradaki nimet veya sıkıntıların da dünyadakilerin aynısı olduğu gibi bir sonuca varmak gerekmez. Müminler bunlara inanır, mahiyetini ise Allah’ın bilgisine havale ederler; mahiyeti ne şekilde olursa olsun, son derece ağır olacağında kuşku bulunmayan uhrevî cezanın her türlüsünden kendilerini koruyacak olan bir inanç, ibadet ve ahlâka sahip olmak için çalışırlar. Sonuç olarak, Kur’ân-ı Kerîm’deki bu gibi tasvirlerin asıl amacının insanlarda böyle bir dindarlık duyarlılığını geliştirmek olduğu göz ardı edilmemelidir. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 608-609

Gaşiye Suresi 8-11. Ayet Tefsiri

Önceki âyetlerde cehennemliklerin durumu tasvir edildikten sonra burada da dünyada Allah’ın buyrukları doğrultusunda yaşayan müminler için hazırlanmış olan cennet nimetleri tasvir edilmektedir. 8. âyette mutluluktan parıldadığı bildirilen “yüzler”den maksat müminlerdir. Müminler dünyada yaptıkları güzel amellerin karşılığı olarak Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu cennet nimetlerine ermeleri sebebiyle sevinçli ve mutlu olurlar. Bu sebeple yüzleri güleç, parlak ve güzeldir. Nitekim başka bir âyette “ilâhî lütufların sevincini yüzlerinden okursun” (Mutaffifîn 83/24) buyurulmuştur. 9. âyet, müminlerin dünyada yaptıkları güzel amellerin karşılığı olarak âhirette eriştikleri nimetlerden hoşnut olduklarını ifade eder. 10. âyette zikredilen cennetin yüksekliği, maddî anlamda olabileceği gibi cennetin yüksek değerini de ifade edebilir. Çünkü bir hadîs-i kudsîde belirtildiği gibi orada canların çektiği, gözlerin zevk aldığı hatta bu dünyada gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve akıllara gelmeyen son derece güzel ve değerli nimetler vardır (Buhârî, “Tevhîd”, 35; Müslim, “Îmân”, 312; “Cennet”, 2-5). Müminlerin cennette duymayacakları belirtilen “boş söz”ü müfessirler “yalan, iftira, inkâr, küfür, asılsız yemin, çirkin söz vb.” anlamlarda yorumlamışlardır. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 609-610

Gaşiye Suresi 12-16. Ayet Tefsiri

Cennete girenlerin mutluluğuna işaret edildikten sonra –yukarıda cehennem tasvirinde yapıldığı gibi– burada da insanın dünyada tanıdığı maddî zevkler ve nimetler için kullanılan kelimelerle bazı cennet nimetleri sıralanmıştır. Kuşkusuz bunlar birer örnek olup Kur’an’da yeri geldikçe bağlama göre daha birçok cennet nimetinden söz edilmiştir. Kur’an’a göre cennet göklerle yer kadar geniş (Âl-i İmrân 3/133), yakıcı sıcağın veya dondurucu soğuğun söz konusu olmadığı bir mekân (İnsan 76/13); içinde su, süt, şarap ve bal ırmaklarının aktığı bir yurt (Muhammed 47/15) ve tavsif edilemeyecek kadar güzellikleri bulunan nimetler ortamıdır (cennet nimetleriyle ilgili bu tür tasvirleri nasıl anlamamız gerektiği konusunda yine bk. Mutaffifîn 83/22-28). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 610

Gaşiye Suresi 17. Ayet Tefsiri

Öldükten sonra dirilmenin mümkün olmadığını iddia eden inkârcılara cevap veren bu ve bundan sonraki sorulu ifadelerde, çevrelerini kuşatan doğal varlık ve olaylardaki ilâhî kudretin tecellilerine muhatapların dikkati çekilerek öldükten sonra dirilmenin mümkün olduğu anlatılmaktadır. Evrendeki her şey Allah’ın kudretini göstermekle birlikte Kur’an’ın ilk muhataplarının en çok sevdikleri ve sahip olmak istedikleri mal deve olduğu için önce onun yaratılışına dikkatleri çekilerek ibret almaları istenmektedir. Dayanıklılığı, binme kolaylığı, taşıma gücü; etinden, sütünden ve yününden istifade edilmesi gibi özellikleri deveyi çöl ortasında yaşayan insanlar için vazgeçilmez bir değer haline getirmiştir. Kuşkusuz burada Kur’an’ın ilk muhatapları olan Araplar için taşıdığı büyük önemden dolayı deveden söz edilmiş olup bu yalnızca bir örnektir. Asıl maksat ise insanlar için benzer şekilde değer ifade eden canlısıyla cansızıyla çeşitli nimetleri yaratmış olan Allah’ın üstün gücünü ve lütufkârlığını hatırlatmaktır. “Deve” diye çevirdiğimiz ibil kelimesinin “yağmur yüklü bulut” anlamına geldiği, âyette bu anlamın kastedilmiş olabileceği de belirtilmiştir (bk. Zemahşerî, IV, 247; Kurtubî, XX, 35). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 611

Gaşiye Suresi 18. Ayet Tefsiri

Yerden bakana göre büyük ve yüksek bir kubbe gibi görünen gök ve oradaki sayısız yıldızlar, fiziksel bir destek, direk, bağ ve dayanak olmaksızın ilâhî bir nizam içerisinde uzay boşluğunda dengede durmakta ve hareket etmektedir. Ra‘d sûresinin 2. âyetiyle Lokmân sûresinin 10. âyetinde de Allah’ın gökleri direksiz bir şekilde yükselttiği ifade edilmiştir. Amaç, onların konumlarını ve düzenlerini koruyup sürdürmelerinin kesinlikle bunu sağlayan bir yaratıcı ve yönetici güç sayesinde mümkün olduğunu anlatmaktır. Bu gücün koyduğu ve yürüttüğü denge ve düzen sayesindedir ki gök cisimleri kendileri için takdir edilen konumdan kayma, sapma ve düşme gibi durumlara karşı korunmuş ve korunmaktadır. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 611-612

Gaşiye Suresi 19. Ayet Tefsiri

Yerküre üzerinde sabit dağların dikilmesi yerin dengesini sağlamaktadır. Nitekim muhtelif âyetlerde yerkürenin dengesini koruması için orada sabit dağların yerleştirildiği ifade edilmiştir (meselâ bk. Nahl 16/15; Lokmân 31/10; Nebe’ 78/7). Ayrıca dağların yeryüzünde canlılar için daha rahat korunma ve barınmaya elverişli ortamlar oluşturması, su kaynakları ve akarsu imkânları sağlaması, özel bitki örtüsü, maden ocakları gibi başka imkânlarıyla insanlar ve diğer canlılar için hayatı kolaylaştırdığı, bu bakımdan yeryüzünde biyolojik düzenin dengesine ve sürekliliğine katkı sağladığı göz önüne alınarak ilgili âyetleri bu yönde anlamak da mümkündür. Bu gibi sebeplerden dolayı Kur’an’da dağların yaratılışı sık sık hatırlatılmaktadır. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 612

Gaşiye Suresi 20. Ayet Tefsiri

Muhatapların dikkatleri canlıların yaşamasına elverişli biçimde yaratılmış olan yeryüzüne çevrilip bazı örnekler verilerek içinde yaşadıkları kozmik ortamın iç anlamını ve sırlarını keşfetmeleri, bunlardan ibret almaları istenmektedir. Bu ve önceki âyetten ayrıca müslümanların dolaylı olarak zooloji, astronomi, jeoloji, tarih ve coğrafya gibi deneysel ve sosyal bilimlerle meşgul olmaya teşvik edildiği anlamı da çıkarılabilir. Çünkü burada istenen anlamları kavramak için böyle bir tabiat okumasına ihtiyaç vardır ve Kur’ân-ı Kerîm gerek burada gerekse başka birçok âyette muhatabını böyle bir tabiat keşfine çağırmaktadır. Bunlar yapıldığı takdirde hem Allah’ın üstün kudretinin izleri daha yakından ve sağlıklı müşahede edilmek suretiyle maksat hasıl olur hem de maddî dünyaya ait sağlam bilgiler edinildiği için ondan istifade etme imkânı artar ve böylece bu bilgilere sahip olanlar onları daha verimli ve yararlı olarak kullanma imkânını elde ederler (ayrıca bk. Elmalılı, VIII, 5786). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 612

Gaşiye Suresi 21-24. Ayet Tefsiri

Allah Teâlâ resulüne, hiçbir baskı ve zorlamaya meydan vermeden insanları uyarmasını ve gerçekleri onlara yalnızca tebliğ etmesini emretmektedir. Çünkü iman ve ibadet ancak kişinin ikna olmasına, gönülden isteyip benimsemesine bağlıdır. Zor karşısında kalan kimsenin “inandım” demesi ve ibadet etmesi sadece bir aldatma ve durumu kurtarmadır. Bu yüzdendir ki muhtelif âyetlerde peygamberin görevinin insanları mutlaka hidayete erdirmek değil, sadece Allah’ın gönderdiği vahyi tebliğ etmek olduğu bildirilmiştir (meselâ bk. Âl-i İmrân 3/20; Nahl 16/82; Kasas 28/56; Şûrâ 42/48) ve bu son derece önemli, evrensel bir ilkedir. Bazı müfessirler bu âyetin neshedildiğini yani hükmünün kaldırıldığını söylemişlerse de bize göre bu görüş isabetli değildir. Meşrû savunma ve hakların korunması için savaş emri geldikten sonra da Hz. Peygamber inanmayanları imana zorlamamış, yalnızca topluma zarar verenleri, yıkıcı hareketlere kalkışan elebaşıları cezalandırmıştır. Bilinen tarihinde hiçbir zaman siyasî bir birlik ve devlet kuramamış olan Hicaz Araplarını siyasal bir birliğe kavuşturmak için ölüm kalım mücadelesinin verildiği bir ortamda yıkıcı hareketlere öncülük edenler gerektiği şekilde cezalandırılırken, kendi halinde yaşayanlara güvenli bir toplumsal, siyasal ve hukukî ortam hazırlanmıştır. 23-24. âyetlerde uyarıldıkları halde söz dinlemeyip inkâra devam edenleri, Allah’ın “en büyük azap” ile cezalandıracağı vurgulanmaktadır. Başka bir âyette de en büyük azabın âhiret azabı olduğu ifade edilmiştir (bk. Kalem 68/33). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 612-613

Gaşiye Suresi 25-26. Ayet Tefsiri

Kur’an’dan ve Hz. Peygamber’den yüz çeviren inkârcılar her ne kadar inkârlarında devam etseler de sonunda varacakları yerin Allah’ın huzuru olduğu ifade edilmiştir. Bu sebeple onların, 24. âyette anlatılan “en büyük azap”la cezalandırılmaktan kurtulmaları mümkün değildir. Zira hesaplarını başkasına değil Allah’a vereceklerdir. Hesap, insanların dünyadaki inanç ve davranışlarından dolayı âhirette sorguya çekilip yargılanmalarını ifade eder. Kur’an terminolojisinde hesap genellikle, “kötü davranışların dünyadaki (Talâk 65/8) ve daha çok da âhiretteki yansımaları ve sahiplerinin cezalandırılması” mânasında kullanılmıştır. Bununla birlikte iyi davranışların âhirette mükâfatlandırılması anlamı da vardır (hesap hakkında bilgi için bk. Emrullah Yüksel, “Hesap”, DİA, XVII, 240). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 613

Gaşiye Suresi Hakkında

Mekke’de nazil olmuştur, yirmi altı âyettir. Fâsıla*sı (ت، ة، ر، ع، م) harfleridir. Adını birinci âyette geçen ve “örten, bürüyen, kaplayan” veya “örtü, ansızın gelip insanı saran üzücü ya da sevindirici hadise” mânasına gelen gâşiye kelimesinden alır. Tefsirlerde gâşiyenin bu sûrede istiare yoluyla kıyameti, cehennem ateşini veya cehennem ateşine atılacak olanları ifade ettiği şeklinde farklı görüşler ileri sürülmüş olup bunların ilki sûrenin muhtevasına daha uygun görünmektedir.

Sûrenin ilk yedi âyeti cehennem ehlinin, ardından gelen dokuz âyeti de cennet ehlinin durumunu tasvir eder. Daha sonra ebedî saadetle ebedî bedbahtlığın temel unsurunu teşkil eden iman ve inkâr konularına geçilerek Allah’ın varlık ve kudretine inanmak için tabiatın yaratılış ve işleyişinin incelenmesi tavsiye edilir. Hz. Peygamber’den, İslâm’a davet hususunda zor kullanma yerine uyarıcı bir tutum takip etmesi istenir. Sûre, bütün insanların Allah’ın huzuruna döneceklerini ve bizzat O’nun tarafından hesaba çekileceklerini belirten âyetlerle son bulur. Bu âyetler, bazı Şîa gruplarınca kabul edilen ve mahşer halkının Hz. Ali tarafından hesaba çekileceğini ileri süren görüşle, bir kısım tarikat mensuplarının âhirette kendi hesaplarının şeyhleri tarafından görüleceği vehmini doğuran telakkilerinin yanlış olduğunu açıkça ispat etmektedir.

Hz. Peygamber’in cuma ve bayram namazlarında Gâşiye sûresini okuduğu rivayet edilmektedir. Zemahşerî ve Beyzâvî gibi bazı müfessirlerin naklettiği, “Allah Gâşiye sûresini okuyanın âhiret hesabını kolaylaştırır” mealindeki hadisin mevzu olduğu kabul edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Râgıb el-İsfahânî. el-Müfredât, “ġşy” md.; İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “ġşy” md.; Lisânü’l-ǾArab, “ġşy” md.; Kamus Tercümesi, “ġşy” md.; Müslim. “CumǾa, 62-63; Taberî, CamiǾü’l-beyân (Bulak), XXX, 101-102; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, Beyrut, ts. (Dâru İhyâi’t-türâsi’l-Arabî), XXXI, 150; İbn Hacer, el-Kâfi”ş-şâf (Zemahşerî, el-Keşşâf içinde), Kahire 1373/1963, IV, 595; Şevkânî. Fethu’l-kadîr, V, 422, 431; Âlûsî. Rûhu’l-meǾânî, Kahire, ts. (Dâru İhyâi’t-türâsi’l-Arabi), XXX, 111-112,118.

Bekir Topaloğlu


Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş

Gaşiye Suresi ile ilgili yorum yap




Copyright © Yasin Suresi - 2019