Yasin Suresi

Ana sayfa » » İnşikak Suresi

İnşikak Suresi

İnşikak Suresi, Mekke döneminde inmiştir. 25 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “inşakka” fiilinin mastarı olan “İnşikâk” kelimesinden almıştır. İnşikâk, yarılmakdemektir

İnşikak Suresi Arapça Oku

İnşikak Suresi Arapça oku.

İnşikak Suresi Arapça 1. Sayfa

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ١وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ٢وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ٣وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ٤وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ٥يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحاً فَمُلَاق۪يهِۚ٦فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ٧فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَاباً يَس۪يراًۙ٨وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُوراًۜ٩وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ١٠فَسَوْفَ يَدْعُوا ثُبُوراًۙ١١وَيَصْلٰى سَع۪يراًۜ١٢اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُوراً١٣

İnşikak Suresi Arapça 2. Sayfa

اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ١٤بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يراًۜ١٥فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ١٦وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ١٧وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ١٨لَتَرْكَبُنَّ طَبَقاً عَنْ طَبَقٍۜ١٩فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ٢٠وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ٢١بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ٢٢وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ٢٣فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ٢٤اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ٢٥

İnşikak Suresi Arapça Dinle

İnşikak Suresi Arapça Dinle, İnşikak Suresi’ni Abdulbaset Abdussamed’den Arapça dinle.

İnşikak Suresi Türkçe Oku

İnşikak Suresi Türkçe oku.

    İnşikak Suresi Türkçe 1. Sayfa

    Bismillahir rahmanir rahim.

  1. İzes semaunşakkat.
  2. Ve ezinet li rabbiha ve hukkat.
  3. Ve izel ardu muddet.
  4. Ve elkat ma fiha ve tehallet.
  5. Ve ezinet li rabbiha ve hukkat.
  6. Ya eyyuhel insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan fe mulakih.
  7. Fe emma men utiye kitabehu bi yeminih.
  8. Fe sevfe yuhasebu hısaben yesira.
  9. Ve yenkalibu ila ehlihi mesrura.
  10. Ve emma men utiye kitabehu verae zahrih.
  11. Fe sevfe yed’u subura.
  12. Ve yasla saira.
  13. İnnehu kane fi ehlihi mesrura.
  14. İnşikak Suresi Türkçe 2. Sayfa

  15. İnnehu zanne en len yahur.
  16. Bela, inne rabbehu kane bihi basira.
  17. Fe la uksimu biş şefak.
  18. Vel leyli ve ma vesak.
  19. Vel kameri izet tesak.
  20. Le terkebunne tabakan an tabakın.
  21. Fe ma lehum la yu’minun.
  22. Ve iza kurıe aleyhimul kur’anu la yescudun.
  23. Belillezine keferu yukezzibun.
  24. Vallahu a’lemu bima yuun.
  25. Fe beşşirhum bi azabin elim.
  26. İllellezine amenu ve amilus salihati lehum ecrun gayru memnun.

İnşikak Suresi Türkçe Meali Oku

İnşikak Suresi Türkçe Meali oku.

    İnşikak Suresi Türkçe Meali 1. Sayfa

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

  1. Gök yarıldığında
  2. ve Rabbini dinleyip haklandığında,
  3. yer uzatılıp dümdüz edildiğinde
  4. ve içindekileri dışa atıp tamamen boşaldığında,
  5. ve Rabbini dinleyip haklandığında,
  6. ey insan, sen gerçekten Rabbine doğru çaba üstüne çaba gösterir, sonra da O’na varırsın!
  7. O zaman kitabı sağ eline verilen,
  8. kolay bir hesaba tabi tutulur
  9. ve ailesine sevinçli olarak döner.
  10. Ama kitabı arkasından verilen ise,
  11. Helak diye çağırır
  12. ve alevli ateşe yaslanır.
  13. Çünkü o, ailesi içinde sevinçliydi.
  14. İnşikak Suresi Türkçe Meali 2. Sayfa

  15. Çünkü o, hiç inkılap görmeyecek (bu durumunun asla değişmeyeceğini) sanmıştı.
  16. Hayır, çünkü Rabbi, onu gözetiyordu.
  17. Şimdi yemin ederim, o şafağa,
  18. geceye ve derlediğine,
  19. ve derlendiğinde (dolunay haline geldiğinde) o aya ki,
  20. sizler binip binip tabakadan tabakaya (halden hale) geçeceksiniz!
  21. O halde onlara ne oluyor ki, iman etmezler.
  22. Karşılarında Kur’an okunduğu zaman secde etmezler?
  23. Hatta o küfredenler yalan derler!
  24. Oysa Allah, içlerindekini biliyor.
  25. Onun için onlara acı bir azap müjdele!
  26. Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlara tükenmez bir mükafat vardır!

İnşikak Suresi Türkçe Meali Dinle

İnşikak Suresi Türkçe Meali Dinle, İnşikak Suresi Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN’in Türkçe Mealini, Ahmet DENİZ’den dinle.

İnşikak Suresi Konusu

İnşikak Suresi konusu, Bu sûrede de kıyametin kopması, onun ardından gerçekleşecek olan uhrevî hesap, insanların iman ve amellerine uygun olarak yargılanmaları, ceza veya ödül gibi konular etkili bir üslûpla anlatılmaktadır.

İnşikak Suresi Nuzül

Mushaftaki sıralamada seksen dördüncü, iniş sırasına göre seksen üçüncü sûredir. İnfitâr sûresinden sonra, Rûm sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

İnşikak Suresi Fazileti

İnşikak Suresi fazileti,

İnşikak Suresi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İnşikak Suresi Kuran’da kaçıncı sayfadadır?

İnşikak Suresi, Kuran’da 588. sayfada başlar, 589. sayfada biter.

İnşikak Suresi kaç ayettir?

İnşikak Suresi, 25 ayetten oluşur.

İnşikak Suresi hangi cüzde yer alır?

İnşikak Suresi, Kuran’da 30. cüzde yer alır.

İnşikak Suresi kaç sayfadır?

İnşikak Suresi, Kuran’da toplam 2 sayfa içinde yer alır.

İnşikak Suresi Tefsiri

Kur’an Yolu Tefsiri kitabından İnşikak Suresi Tefsiri.

İnşikak Suresi 1-5. Ayet Tefsiri

Kur’an, muhtelif âyetlerde kıyametin kopma zamanıyla ilgili bilginin Allah’a mahsus gayb bilgilerinden olduğunu, O’nun dışında, melekler dahil hiç kimsenin bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade ederken (meselâ bk. A‘râf 7/187; Lokmân 31/34; Fussılet 41/47); burada olduğu gibi birçok sûrede kıyametin nasıl kopacağına dair tasvirlerde bulunmakta, bir taraftan evrenin yok oluşuyla diğer taraftan da insanların bilinen bir hayattan başka bir hayata intikalleri esnasında karşılaşacakları dehşet dolu manzaralarla ilgili etkileyici anlatımlara yer vermektedir. Bu âyetlerde de kıyametin kopması esnasında göklerde ve yerde meydana gelecek değişiklikler tasvir edilerek kıyamet günü hakkında Tekvîr ve İnfitâr sûrelerinde anlatılanlar pekiştirilmektedir. Asıl maksat ise insanları uyarma ve onları şimdiden o gün için hazırlık yapmaya teşvik etmektir.1-2. âyetlerden kıyametin kopma zamanı geldiğinde gökteki yıldızların Allah’ın emrine boyun eğerek yörüngelerinden çıkıp birbirine çarpmak suretiyle parçalanacakları anlaşılmaktadır. 3. âyette zikredilen “yerin dümdüz edilmesi” olayını İbn Âşûr (XXX, 219-220) üç şekilde açıklamıştır: 1. Derinin gerilip düzeltildiği gibi yeryüzündeki dağ ve tepelerin yok edilmesi sonucu dümdüz hale getirilmesi (krş. Tâhâ 20/105-107); 2. Şiddetli deprem sebebiyle yeryüzünde meydana gelecek olan yarılma ve lav püskürmesi gibi jeolojik değişimler neticesinde yeryüzü alanının genişlemesi; 3. Yerin küresel şeklinin bozularak uzun bir şekil alması. Bu ve benzeri değişikliklerin evrendeki genel düzenin bozulmasının doğal bir sonucu olarak meydana geleceği düşünülebilir. 4-5. âyetlerde yeryüzünde meydana gelecek bu değişiklikler sonunda yerin, içindeki ölüleri, maden ve diğer şeylerden ne varsa hepsini dışarı fırlatacağı bildirilmektedir (krş. Tekvîr 81/1-6; İnfitâr 82/1-5). 1-5. âyetlerde kıyamet tasvir edilirken “izâ” edatıyla “şöyle olduğunda” şeklinde şart cümleleri sıralanmışsa da bunların cevabı muhatabın anlayışına bırakılmıştır; tefsirlerde bu noktanın izahı için “herkes yaptığının karşılığını görecektir” veya “artık olan olmuş, işi işten geçmiştir, ondan sonra neler olacağını düşünün!” gibi mânaların takdir edildiği görülmektedir. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 583-585

İnşikak Suresi 6. Ayet Tefsiri

Ayette şu gerçek ortaya konmaktadır: İnsan bilmelidir ki dünya hayatı bütünüyle –mahiyetleri ve amaçları farklı da olsa– türlü çabalardan ibarettir; çabaların sonu da Allah’a varır. Kimse bu dünyada ebedî kalamayacağı gibi, hayatının sonunda huzuruna varıp yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını vereceği tek güç de Allah’tır. Dünya hayatında mutlaka harcamaları gereken gayretlerini, ömürlerini ilâhî iradeye uygun yollarda, hakikat, dürüstlük ve iyilik uğrunda harcayan insanlar ilâhî huzura vardıklarında iyi karşılıklar bulacak, “kitap”ları (yapıp ettiklerinin kaydedildiği belgeler) kendilerine sağ taraflarından verilecek; kolay bir hesaptan geçtikten sonra sevinç ve mutluluk içinde yakınlarına döneceklerdir. Artık onlar için zahmet ve meşakkat dönemi bitmiş, rahmet ve mutluluk dönemi başlamıştır. 7-9. âyetler bunu anlatmaktadır. Kaynak :

İnşikak Suresi 7. Ayet Tefsiri

Ayetteki “kitap”tan maksat, kişinin dünya hayatında yapmış olduğu iyi veya kötü amellerle ilgili bilgileri içeren “amel defteri”dir. “Kitabı sağından verilenler” ise müminlerdir. Kur’an-ı Kerîm, insanların dünyada yapmış oldukları doğru-yanlış, hayır-şer, iyi-kötü her türlü inanç, söz ve davranışların görevli melekler tarafından anında kaydedildiğini bildirmektedir (yine bk. Kāf 50/17; İnfitâr 82/10-13). İşte amellerin kaydedildiği bu defterler âhirette ortaya konulacak (bk. Kehf 18/49), cennetliklere sağından, cehennemliklere de solundan veya arkasından verilerek, kişiye kitabını kendisinin okuması emredilecektir (bk. İsrâ 17/14; Vâkıa 56/1-10). Birçok kültürde olduğu gibi Kur’an’ın ilk muhatapları olan Araplar’ın kültüründe de “sağ” kavramı iyi, hayırlı, uğurlu şeyleri ifade ettiği için burada da iyilerin ödülleri olarak sembolik bir anlam taşımaktadır. Sonuçta kitabın sağdan verilmesi, kişinin mutlu olacağını ifade eder. Bunlar dünyada Allah’ın rızâsına uygun hareket ettikleri için hesapları kolay olur. Hz. Peygamber kolay hesabın, ince elenip sık dokunmadan yapılan bir yoklama olduğunu ifade etmiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 84). Bu sebeple kitabı sağından verilen kimse sevinçli ve mutlu olarak yakınlarına döner. Yakınlarından maksadın ne olduğu hususunda, cennette olan komşuları, aynı nimet ve ikramlara nâil olan cennet arkadaşları, kendisinden önce cennete gitmiş olan dünyadaki eş ve çocukları vb. değişik açıklamalar yapılmıştır. Bütün bunların ortak noktası, Yüce Allah tarafından ödüle lâyık görülmüş saygın bir kişi olmanın mutluluğunu yaşayacak olmasıdır (meselâ bk. Şevkânî, V, 472).Kitabın arkadan veya sol tarafından verilmesi de kişinin inkârcı ve bedbaht olduğunu ifade eder. 11. âyette belirtildiği üzere bu sonunculara amel defterleri verildiğinde “Eyvah! Keşke bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!” diyerek acı içinde kıvranacaklar (bk. Hâkka 69/25-26), ölüp yok olmayı temenni edeceklerdir. Ancak 12. âyette âhiretteki pişmanlığın fayda vermeyeceği ve cezalarını çekmek üzere cehenneme girecekleri ifade edilmiştir. Çünkü bunlar dünyada Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, O’nun rızâsına uygun hareket etmeyen ve rablerine hiç dönmeyeceklermiş gibi sorumsuzluk içinde yaşayan, kısacık hayatlarını sadece zevk ve eğlence içerisinde geçirerek israf eden kimselerdir. Oysa 15. âyette belirtildiği üzere yüce Allah insanı görüp gözetlemekte ve bütün yapıp ettiklerini izlemektedir, âhiretteki karşılığını da buna göre verecektir. Kaynak :

İnşikak Suresi 8. Ayet Tefsiri

Kime kitabı sağından verilirse hesabı kolay bir şekilde görülecektir; Kaynak :

İnşikak Suresi 9. Ayet Tefsiri

Ve sevinç içinde yakınlarına dönecektir. Kaynak :

İnşikak Suresi 10. Ayet Tefsiri

Kime de kitabı arkasından verilirse, Kaynak :

İnşikak Suresi 11. Ayet Tefsiri

“Eyvah!” diye bağıracak, Kaynak :

İnşikak Suresi 12. Ayet Tefsiri

Ve alevli ateşe girecektir. Kaynak :

İnşikak Suresi 13. Ayet Tefsiri

Şüphesiz o, (dünyada iken) yakınları arasında neşeliydi. Kaynak :

İnşikak Suresi 14. Ayet Tefsiri

Zira o, hiçbir zaman rabbine dönmeyeceğini sanırdı. Kaynak :

İnşikak Suresi 15. Ayet Tefsiri

Hayır, tam tersi! Rabbi onu şüphesiz görmekteydi. Kaynak :

İnşikak Suresi 16-25. Ayet Tefsiri

İlk âyetin başındaki “lâ” edatı hakkında Kıyâmet sûresinde bilgi verilmişti (bk. 75/1). 16. âyette geçen “şafak” kelimesi, müfessirlere göre güneş battıktan sonra ufukta görünen kırmızılığı ifade eder (Zemahşerî, IV, 237; Kurtubî, XIX, 274-275). İlk tefsir âlimlerinden Mücâhid’e göre şafak, “gündüz” anlamına gelir. İkrime’ye göre ise “gündüzün son kısmı” demektir (bk. Taberî, XXX, 76). “Gündüzün sona ermesiyle gecenin başlaması arasında yer alan ve ufuktaki kırmızılık veya beyazlık” olarak tanımlanan şafak vakti, kısalık ve geçicilik özelliğiyle telâş vakti olması bakımından insanın kısa ve telâşla geçen ömrüne benzemekte, âyetteki yeminle buna dikkat çekilmektedir.Şafak vaktinin belirlenmesi, akşam namazı vaktinin çıkması ve yatsı namazı vaktinin girmesi bakımından da önem taşımaktadır. “Şafak, ufuktaki kırmızılıktır” diyen fukahanın çoğunluğuna göre beyazlık gelince akşam namazının vakti çıkar. Ebû Hanîfe ve Evzâî gibi “Şafak beyazlıktır” diyenlere göre ise akşamın vakti ufkun kararmasına kadar devam eder (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, IV, 1910-1911; Cessâs, III, 472).17. âyetteki “gecenin topladığı” ifadesi, karanlık gökteki görüntü, gecenin imkân verdiği iyi ve kötü davranışlar, olaylar dahil her şeyi içine almaktadır. 18. âyette “dolunay şeklini aldı” diye çevrilen itteseka fiili de veseka ile aynı kökten olup ayın, ilerleyerek dolunay haline geldiği şeklini ifade etmektedir (bk. Elmalılı, VIII, 5679). Şafak, gece ve dolunay; bunların üçü de aydınlıkla karanlığın bir arada bulunduğu zamanları ve farklı halleri ifade eder. Âyette bunlara yemin edilerek insanların gerek dünya hayatında gerekse kıyamet gününde değişim geçirecekleri, halden hale geçecekleri vurgulu bir şekilde ifade edilirken bu kozmik olgular arasındaki münasebete de dikkat çekilmiştir (İbn Âşûr, XXX, 226). 19. âyette “halden hale geçme” diye ifade edilen bu değişimler hakkında müfessirler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir: a) Bunlar ölüm, sonra dirilme, hesap ve ceza halleridir; b) İnsanın, yaratılışının başlamasından itibaren ölünceye kadar geçirdiği hallerdir. Nitekim başka âyetlerde insanın, yaratılışının başlamasından itibaren sürekli olarak değişim geçirdiği ifade edilmiştir (meselâ bk. Hac 22/5; Mü’minûn 23/12-16); c) İnsanlığın tarih boyunca geçirdiği medenî, kültürel, siyasî… farklılaşmalar, değişik aşamalardır; d) İnsanların derece derece Allah’a yaklaşmalarıdır (Şevkânî, V, 473; ayrıca bk. Elmalılı, VIII, 5681-5682; Ateş, X, 385-386). Bütün bunlar öldükten sonra dirilmenin olabileceğinin kanıtları ve insanların buna iman etmesini gerektiren delillerdir. Durum böyle olduğu halde inkârcılar, hâlâ inanmadıkları ve Kur’an okunduğunda Allah’a saygı ile secde etmedikleri için 20 ve 21. âyetlerdeki soruyla kınanmışlardır. 21. âyet okunduğunda secde etmenin gerekli olup olmadığı konusunda Hz. Peygamber’in uygulamasıyla ilgili farklı rivayetlere dayalı olarak değişik görüşler ileri sürülmüştür. “Vâciptir” veya “sünnettir” diyenler olduğu gibi “ne vâcip ne sünnettir” diyenler de vardır (bk. İbn Âşûr, XXX, 232; Elmalılı, VIII, 5684).İnsanların, Allah’a ve peygambere iman etmelerini gerektiren bunca delil olmasına rağmen hâlâ iman etmemeleri hayret verici olduğu halde, 22. âyette, iman etmek şöyle dursun, bilakis o inkârcıların dini yalanladıkları ve/veya peygamberi yalancılıkla itham ettikleri bildirilmektedir. Cenâb-ı Hak 23. âyette inkârcıların kalplerinde inkâr, inat, gerçekleri yalanlama vb. ne varsa hepsini çok iyi bildiğini ifade buyurarak onları uyarmakta, 24. âyette de ağır bir cezaya çarptırılacaklarını kendilerine bildirip uyarmasını Hz. Peygamber’e emretmektedir. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 586-588

İnşikak Suresi Hakkında

Mekke döneminde nâzil olan ilk sûrelerden olup İnfitâr sûresinden sonra inmiştir; yirmi beş âyettir. Fâsılası ا، ت، ر، ق، م، ن، هـ arfleridir. Adını ilk âyette geçen “yarılmak, parçalanmak” anlamındaki inşikāk kelimesinden alır.

Üslûp ve muhteva bakımından Mekke döneminde nâzil olan diğer sûrelerle benzerlik arzeden sûrenin ilk bölümünde (âyet 1-5), kendisinden önce inen İnfitâr sûresindekine benzer tarzda bazı kıyamet sahnelerinden bahsedilerek göğün parçalara ayrılacağı, yeryüzünün dümdüz hale getirileceği ve yerin içindeki her şeyi dışarı atacağı belirtilmiştir. Ardından gelen âyetlerde (âyet 6-15) insana hitap edilerek rabbine doğru yol aldığı ve nihayet O’na kavuşacağı belirtildikten sonra dünyada iken yaptığı işlerin kaydedildiği defteri sağ elinden verilenlerin hesaplarının kolay olacağı ve sevinçli bir şekilde yakınlarına dönecekleri, defterleri arka taraflarından verilenlerin ise dünyada iken yakınları arasında şımardıkları, bunların yakıcı ateşe atılacakları bildirilmekte, dünyada zenginliğini kendisi için bir imtiyaz vesilesi görerek çevresindeki ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyenlerin âhiretteki acıklı durumları ortaya konulmaktadır. Sûrenin son bölümünde (âyet 16-25) akşamın alaca karanlığına, geceye ve aya yemin edilerek insanların halden hale geçecekleri, Kur’an okunduğu zaman secde etmeyip onu yalanlayanlar için acı bir azap, inananlar için de kesintisiz bir mükâfat bulunduğu ifade edilir. 19. âyette yer alan “insanların halden hale geçeceği” şeklindeki ifadenin çocukluk, gençlik ve yaşlılık gibi insan hayatının farklı devrelerine veya dünya hayatından âhiret âlemine yahut fakirlikten zenginliğe geçiş gibi durumlara işaret ettiği söylenmiştir (Aynî, XVI, 147; Mevdûdî, VII, 279).

Hz. Peygamber’in bir gün Alak sûresinin, “Secde et ve yaklaş” meâlindeki son âyetini okuduktan sonra secde etmesi üzerine yanında bulunanların da secde ettikleri, bu durumu gören Kureyşliler’in el çırpıp ıslık çalmaları üzerine İnşikāk sûresinin, “Kendilerine Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar” meâlindeki âyetinin nâzil olduğu nakledilmektedir (Fahreddin er-Râzî, XXXI, 112). Ayrıca Ebû Hüreyre’nin namazda bu sûreyi okuyup aynı âyete gelince secde ettiği ve Resûlullah’ın da aynı şeyi yaptığını belirttiği (Buhârî, “Sücûdü’l-Ķurǿân”, 7; Müslim, “Mesâcid”, 110-111), Hz. Peygamber’in bu sûrede yer alan kıyamet sahnelerinin dehşetine işaret ederek, “Kıyamet gününü bizzat gözleriyle görmek isteyen kimse ize’ş-şemsü küvvirat (Tekvîr), ize’s-semâün fetarat (İnfitâr) ve ize’s-semâün şekkat (İnşikāk) sûrelerini okusun” dediği (Tirmizî, “Tefsîr”, 81) rivayet edilmiştir (diğer bir rivayet için bk. İNFİTÂR SÛRESİ).

BİBLİYOGRAFYA:

Buhârî, “Tefsîr”, 84/1; “Sücûdü’l-Ķurǿân”, 7; Müslim, “Mesâcid”, 110-111; Tirmizî, “Tefsîr”, 81; Hâkim, el-Müstedrek, I, 255; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîĥu’l-ġayb, XXXI, 103-112; Aynî, ǾUmdetü’l-ķārî, Kahire 1392/1972, XVI, 145-148; Âlûsî, Rûĥu’l-meǾânî, XXX, 78-84; Elmalılı, Hak Dini, VIII, 5669-5685; Mevdûdî, Tefhîmü’l-Kur’ân (trc. Ahmed Asrar), İstanbul 1997, VII, 273-280; “el-İnşiķāķ”, UDMİ, III, 411-412.

Kâmil Yaşaroğlu


Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş

İnşikak Suresi ile ilgili yorum yap




Copyright © Yasin Suresi - 2019